
Böcekler, minik beyinlerine rağmen karar verme konusunda son derece akıllı davranışlar sergileyebiliyor. Hatta böceklerin problem çözme yetenekleri, insanların çalıştığı alanlarda daha etkili kararlar alınmasına yardımcı olan algoritmalara ilham kaynağı olmuştur.
Akıllıca seçim yapma konusunda böceklerden öğrenebileceğimiz beş önemli ders şöyle:
Karıncaların Optimizasyon Becerisi
Bir işi en iyi şekilde yapmanın yolunu bulmak oldukça zordur; özellikle de bu kadar çok uyarana maruz kaldığımız bir ortamda. Bu duruma “seçenek fazlalığı” denir.
Karıncalar da yiyecek arama noktaları hakkında grup halinde karar verirken benzer bir sorunla karşılaşmaktadır. Farklı karınca türleri etkili yöntemler geliştirmiştir.

Öncelikle birkaç karınca, bol miktarda yiyecek bulabilecekleri yakın noktaları keşfetmek üzere yuvalarını terk ediyor.
Bu cesur karıncalar, seçeneklerini açık tutarak ve farklı yolları deneyerek doğaya yayılıyorlar. Gidiş ve dönüş yolunda, diğer karıncaların izleyebilmesi için hafif feromon izleri bırakıyorlar.
Zamanla bu feromonlar buharlaşıyor ve karıncalar genellikle en güçlü izi takip etmeyi tercih ediyorlar.
Ayrıca dışarı çıkıp yiyecek arayacak diğer karıncaları hızlandırıyorlar.

Süreç içinde daha fazla karınca aynı yolu kullanmaya başlıyor ve daha fazla feromon bırakıyor. Böylece yolun kokusu güçleniyor.
Sonuç olarak, nesnel olarak daha kısa olan yollar zamanla belirginleşirken diğer yollar kayboluyor. Nihayetinde koloni, herhangi bir karınca en kısa yolu bilmese bile topluca en verimli güzergahı buluyor.
Brüksel Özgür Üniversitesi Yapay Zeka Laboratuvarı Eş Direktörü Marco Dorigo, “Buradan çıkarılacak ana ders, merkezi bir kontrol olmadan da verimli kolektif karar alma süreçlerinin ortaya çıkabileceğidir” diyor.
Karıncalar basit canlılardır ve yalnızca çevrelerinden bilgi toplayabilirler. Ancak karmaşık koordinasyon problemlerini birlikte çözebiliyorlar.
“Karınca kolonisi optimizasyonu” adı verilen bu sistem, insanların dünya genelinde planlama, telekomünikasyon, ulaşım ve lojistik gibi alanlarda kullandığı algoritmalara dönüştü.
Uzmanlar demiryolu planlaması gibi konularda bu algoritmaları kullanmaktadır.
Dorigo ayrıca iletişim ağlarında bilgiyi etkin bir şekilde taşımak için AntNET adlı sistemi geliştirmiştir.
Demokratik Bal Arıları
Bal arıları yeni yuvalarının yerini belirlemede karıncaların yiyecek arama yöntemine benzer bir sistem kullanıyorlar.
Bazı keşifçi arılar rastgele yönlere uçarak seçenekleri değerlendiriyor. Ancak feromon izleri bırakmak yerine yuvaya döndüklerinde tercihlerini doğrudan diğer arılara iletiyorlar.
Dönüş yapan arılar, buldukları yerin uygunluğunu değerlendirmek için “sallanma dansı” yaparlar.

Bölgenin güvenli olup olmadığına dair bilgileri ritmik vücut hareketleriyle aktarırlar. Buldukları yer ne kadar iyiyse dansları da o kadar uzun ve coşkulu olur.
Sallanma dansı aynı zamanda yerin tam konumunu tarif eder: Diğer arıların ne kadar uzağa gitmesi gerektiğini gösterir.
Daha sonra başka bir grup arı bölgeyi doğrulamak üzere gönderilir. Onlar geri döndüğünde kendi bulgularını dans ederek ifade ederler; önceki arıların değerlendirmelerini destekleyebilir veya yeni seçenekler sunabilirler.
Zamanla tercih edilen alan kendiliğinden öne çıkar. Birkaç düzine arı aynı yer hakkında olumlu danslarla geri dönerler.
Böylece tıpkı insan demokrasilerinde olduğu gibi karar almak için gerekli çoğunluğa ulaşılır ve buna göre hareket edilir.
Tarafsız Çekirgeler
Bir grup insan iki seçenek arasında bölündüğünde fikir değiştirmek zordur. Tartışmalar hızlıca keskin bir ikiliğe dönüşebilir ve herkes kendi görüşüne daha da sıkıca sarılabilir.
Neyse ki çekirgeler üzerindeki son araştırmalar bu çıkmazdan kurtulmanın bir yolunu sunuyor.
Henüz uçmayı öğrenemeyen genç çekirgeler yürüyen çekirgeler olarak adlandırılır.

Çekirgelerin belli süre duraksadıktan sonra sık sık yön değiştirdiği gözlemlendi.
Sürünün fikir birliğinden çıkıp diğerine geçmesini sağlayan şey ise giderek artan sayıda çekirgenin tarafsız hale geldiği an oldu.
Yates’in deneyi kapsamında 19 insana benzer görevler verilmiştir. Katılımcılar X veya Y seçeneklerinden birini seçme ya da tarafsız kalma şansına sahip oldular.
Çekirgelerde olduğu gibi insanlara da tarafsız kalma seçeneği sunulduğunda grubun yalnızca X veya yalnızca Y üzerinde fikir birliğine daha hızlı ulaştığı gözlemlendi.
Yates’e göre bunun sebebi büyük tartışmalara katılan birçok kişinin zamanla birbirini dengeleyen küçük etkilere sahip olmasıdır.
Bu nedenle grubun genel yönünü değiştirmek zorlaşır ancak birçok kişi kısa süreliğine bile olsa tarafsız olduğunda aktif olarak karar veren grubun büyüklüğü küçülür.
Yates “Daha az aktif oy olduğunda aynı küçük etki, örneğin kısa süreliğine diğer yöne hareket eden yerel bir grup ya da birkaç kişiden oluşan küçük değişimler grubun yönünde orantısal olarak daha büyük etkiler yaratır.” der.
Yates’e göre çekirgeler tarafsızlığın herkese yeniden değerlendirme yapabilmeleri ve fikir birliğine ulaşabilmeleri için gerekli bekleme anını sağladığını öğretmektedir.
Peki buradan çıkarılacak sonuç nedir? Mevcut durumu değiştirmek istiyorsanız kararsız kişilerden korkmayın; daha fazla insanı kararsız olmaya teşvik edin.
Kişilik Çeşitliliğine Sahip Hamamböcekleri
Ancak hamamböcekleri ile yapılan araştırmalar gösteriyor ki güçlü bireysel kişiliklerin bulunduğu gruplar aslında karar alma sürecini hızlandırabilir.
Bazı hamamböcekleri cesur bazıları ise korkak olabilir. Japonya’daki Tokyo Metropolitan Üniversitesi’nde yardımcı doçent olan Isaac Planas-Sitjà hamamböceklerinin birlikte olma davranışlarını incelemek amacıyla bilgisayar simülasyonları gerçekleştirmiştir.

Simülasyon hamamböceklerinin buzdolabının arkasındaki belirli ve karanlık köşede saklanmasını taklit ediyordu.
Planas-Sitjà sistemi önce kişilik farklılıklarının bulunmadığı ardından bazı kişilik farklılıklarının olduğu son olarak ise kişilik farklılıklarının çok fazla olduğu grupları içerecek biçimde değişiklik yaptı.
Her hamamböceğinin tamamen aynı şekilde davrandığı modellerin gerçek hayattaki hamamböceği karar verme süreçlerine yaklaşmayı başaramadığı görüldü.
Öte yandan kişilik çeşitliliğinin fazla olduğu grupların sosyal etkileşimlerin artmasından ötürü kolektif kararları hızlıca aldıkları belirlendi.
Planas-Sitjà “Buna gerçekten şaşırdım. Bir eğilim göreceğimi düşünmüştüm ama bu kadar net ve tekrarlanabilir örüntüler beklemiyordum” diyor.
Planas-Sitjà’ya göre yalnızca cesur ya da keşfetmeye meraklı bireylerden oluşan hamamböceği grupları fazla hareket ettikleri için uygun barınağı seçmekte zorlanıyor.
Aynı zamanda çok sayıda ürkek bireyin bulunduğu grupların hızlıca barındıkları yere yerleşmelerine rağmen kötü seçim riski taşıdığı görülüyor.
Planas-Sitjà “Kolektif zekayı ortaya çıkaran şey işbirliği derecesi ile davranış çeşitliliği arasındaki hassas dengedir.” diyor.
Eğer bu küçük canlılarda kişilik önemliyse toplumsal karmaşıklığın yüksek olduğu toplumlarda bunun etkisinin boyutunu tahmin etmek mümkündür.
Düşünceli Sinekler
Meyve sineklerinin karar verirken kendimizin farkında olmamız konusunda bize öğreteceği pek çok şey var.

İki koku arasında seçim yaptıklarında kokular birbirine ne kadar yakınsa sineklerde o kadar uzun tereddüt ediyor.
Sanki avantajlarını ve dezavantajlarını hesaplıyor gibidirler.
Lezzetli fakat besleyici olmayan ödüllerle acılı ama besleyici maddeler arasında kaldıklarında seçimlerinin değerini hesaplayabiliyor ve kötü tatlı yiyeceğe katlanmayı göze alabiliyorlar.
Ayrıca tehdit oluşturan büyük ödül yerine daha küçük ama güvenli olan ödülü tercih etme eğilimindedirler. Ancak açlık veya stres altındayken durum farklılaşabilir.
Olumlu kokuları iyi ödüllerle ya da olumsuz kokuları kötü ödüllerle ilişkilendirecek şekilde eğitilen sağlıklı sinekler belirsiz kokuya yaklaşarak sonucu görmek isteyebilirken stres altındaki sinekler risk almaktan kaçınıyorlar.
Tıpkı sineklerde olduğu gibi bizim de içsel durumumuz bazen muhakeme yeteneğimizi etkileyebilir.
Sinekler bizlere sürekli kendimiz ve başkalarıyla ilgili edindiğimiz algılardan oluşan karmaşık bütünün içinde doğru karar vermemizin önemini hatırlatmaktadır.